Boşanma Davasında Çocuğun Velayetinin Tayini
- Av. Arb. Mehmet Emin Er
- 28 окт. 2025 г.
- 2 мин. чтения
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 335 ve devamı maddelerinde düzenlenen velayet hakkı, reşit olmayan çocuğun bakım, eğitim, temsil ve idaresini kapsayan hak ve yükümlülükler bütününü ifade eder. Evlilik birliğinin boşanma yoluyla sona ermesi halinde (TMK m. 166), velayetin hangi tarafa tevdi edileceği hususu, mahkemece re'sen (kendiliğinden) incelenmesi gereken hayati bir meseledir.
Esas İlke: Çocuğun Üstün Yararı (Menfaati)
Yargıtay içtihatları ve TMK hükümleri uyarınca, velayet düzenlemesindeki yegâne ve mutlak esas, çocuğun üstün yararı (menfaati) ilkesidir. Hâkim, bu ilke doğrultusunda, tarafların boşanmaya neden olan kusur oranlarından bağımsız olarak, çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve psikolojik gelişimini en iyi şekilde temin edecek ortamı sağlayacak ebeveyni belirlemeye odaklanır.
Velayet Kararını Etkileyen Kriterler ve Deliller
Mahkeme, velayet takdirini yaparken aşağıdaki hususları titizlikle incelemekte ve somut delillere dayanmaktadır:
1. Sosyal İnceleme Raporları (SİR)
Velayet konusunda hâkimin kanaatini oluşturan en önemli delil, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı veya adliye teşkilatında görevli pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı uzmanlarca hazırlanan ve tarafların yaşam koşullarını, ebeveynlik becerilerini ve çocukla aralarındaki ilişki düzeyini analiz eden Sosyal İnceleme Raporları'dır (SİR).
2. Çocuğun İdrak Yaşı ve Görüşü
TMK m. 339/2 uyarınca, ayırt etme gücüne sahip çocukların (uygulamada genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilmekle birlikte, somut olaya göre değişebilir) velayet konusundaki görüşlerinin alınması ve bu görüşe gerekli önemin verilmesi zorunludur. Çocuğun beyanı, üstün yararına aykırı olmadığı sürece kararda belirleyici olabilir.
3. Ebeveynlerin Şartları ve Durumu
Ebeveynlik Yeteneği: Ebeveynlerin, çocuğun eğitimini, sağlık takibini ve günlük bakım ihtiyaçlarını karşılama yeterliliği ve kararlılığı.
Maddi ve Manevi Durum: Çocuğa istikrarlı bir yaşam ortamı ve refah düzeyi sunma kapasitesi.
Yaşam Çevresi: Çocuğun alıştığı sosyal çevre, okul ve arkadaş çevresinin değiştirilip değiştirilmeyeceği hususu.
Anne Bakımına Muhtaçlık: Özellikle 0-4 yaş aralığındaki çocuklarda, zorunlu ve haklı bir sebep olmadıkça anne şefkat ve ilgisine olan ihtiyacın öncelikli olarak değerlendirilmesi.
Ortak Velayet Kurumu
2017 yılında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) eklenen düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında, uluslararası sözleşmelere uygun olarak, tarafların ortak velayet talebinde bulunması ve bunun çocuğun üstün yararına uygun görülmesi halinde, velayet her iki tarafa da ortak olarak tevdi edilebilir. Ancak bu karar, tarafların iş birliği yapma ve iletişim kurma yeteneğine bağlıdır.
Velayetin Neticesi: Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası
Velayetin bir tarafa tevdi edilmesi, diğer tarafın ebeveynlik hakkını ortadan kaldırmaz. Velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında, TMK m. 323 gereğince, çocuğun menfaatine uygun bir şekilde kişisel ilişki tesisi düzenlenir. Ayrıca, TMK m. 327 ve 328 uyarınca, velayeti elinde bulundurmayan tarafın, çocuğun eğitim ve bakım giderlerine katkı sağlamak amacıyla iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Sonuç
Velayet davası, kamusal düzeni ilgilendiren, re'sen araştırma ilkesinin uygulandığı ve çocuğun üstün yararını merkeze alan bir yargılama sürecidir. Hâkimin takdir yetkisi geniş olmakla birlikte, kararın yasal dayanaktan yoksun olmaması için tüm delillerin toplanması ve hukuka uygun şekilde değerlendirilmesi şarttır.



